Bulgaristan’dan zorunlu göç eden 350 bin Türk’ün hikayesi üzerinden 37 yıl geçti. Asimilasyon politikalarının gölgesinde yaşanan acı olaylardan biri de Mustafa Mehmed İbrahimov’un hayatını kaybetmesiyle ilgili. O dönemde ismini değiştirmeyen İbrahimov, Bulgar polisi tarafından gözaltına alınarak işkenceyle öldürüldü. Kızı Sevinç Deniz, bu travmatik olayı anlatırken, ailesinin yaşadığı acıları dile getirdi.
Deniz, asimilasyon politikalarının başlamasıyla birlikte Bulgaristan’da yaşamlarının altüst olduğunu belirtti. İsim değiştirme baskısına karşı çıkan babasının trajik sonunu anlatan Deniz, babasının işkenceyle öldürülmesinin ardından isminin değiştirildiğini ve bunun ailesi üzerinde bıraktığı derin izleri paylaştı. Acı dolu anılarıyla yüzleşen Deniz, neden ayrımcılığa maruz kaldıklarını sorguladı.
Babasının genç yaşta hayatını kaybetmesinin hüznünü yaşayan Deniz, ailelerinin yaşadığı zorlu süreci anlatırken toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’ye zorunlu göç ettiklerinde dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın yardımıyla huzurlu bir yaşam sürdüklerini belirten Deniz, vatan özlemlerini dile getirdi.
Benzer şekilde, asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kalan Nurettin Öztürk de ismini değiştirmeyi reddederek yaşadığı zorlukları paylaştı. Elektrik ve su faturalarını ödeyip taşınmak zorunda kalan Öztürk, Türkiye’ye duyduğu özlemi ve vatan sevgisini vurguladı. Kendi çabalarıyla hayatlarını şekillendirmeye çalıştıklarını ve memnuniyetle yaşadıklarını aktaran Öztürk, Bulgaristan’a duydukları özlemi dile getirdi.
Bulgaristan’dan zorla göç ettirilen Türklerin yaşadığı acı dolu süreci anlatan Deniz ve Öztürk, geçmişteki travmalarıyla yüzleşirken bugününe şükrederek, vatan sevgisi ve aidiyet duygularını kaybetmediklerini vurguladılar. Ayrıca, “Bulgar göçmeni” tabirinin incitici olduğunu belirterek, kimliklerine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade ettiler.
Reklam & İşbirliği: [email protected]